Moby Dick'in Gerçek Hikayesi



MOBY DİCK’İN GERÇEK HİKAYESİ

 

Pasifik Okyanusu’nda 1820’li yıllarda bugünkünden çok daha fazla ispermeçet balinası vardı ve balina avcılığı bugünkünden çok daha zor şartlarda yapılıyor olmasına karşın zamanın şartlarında iyi para getiren bir işti. Erkekleri iki-üç yıl süren seferlere çıkan Nantucket’li kadınlar kentteki pek çok işi kendileri görüyorlardı. Kocalarının yataktaki yokluğunu ise es-al-homes (evdeki) adı verilen cinsel tatmin aletleriyle gideriyorlardı. 1979 yılında yaklaşık 16 cm. boyundaki bir evdeki bir şişe afyon eriyiği ve 19. yüzyıldan kalma bir torba mektupla birlikte bir bacaya gizlenmiş olarak bulundu. Mektupların yazarı Essex’in 14 yaşındaki kamarotu Thomas Nickerson’du. Mektupları okuyan deniz tarihçisi Nathaniel Philbrick yıllarca çalışarak balinanın intikamının hikayesini derledi. In the Heart of The Sea (Denizin Kalbinde) adıyla basılan öykü Harper Collins yayınevi tarafından yayınlandı.

Nickerson’un arkadaşları Barzillai Ray, Charles Ramsdell ve Owen Coffin de aynı gemide tayfaydı. Coffin aynı zamanda 27 metre boyundaki 238 tonluk Essex’in yeni kaptanı George Pollard’ın kuzeniydi. Essex, 12 Ağustos Perşembe günü çoğu tecrübesiz denizcilerden oluşan 21 kişilik mürettebatıyla denize açıldı. Pollard’ın kinci kaptanı Owen Chase o zamanın standartlarına göre bile oldukça sert bir tipti. Denizciliğe Pollard’la birlikte başlayan Chase 22 yaşındaydı. Ve hedefi geminin kaptanlığıydı. Nickerson’ın mektuplarına göre, Essex’in Güney Amerika’nın güney ucundaki Horn Burnu’nu dönmesi bir aylarını almıştı. Peru açıklarında oldukça başarılı bir av partisi yaptılar. İki ayda tam 11 ispermeçet balinasını öldürmüşler, kıymetli yağı fıçılara doldurup ambara indirmişlerdi.

Gemi 20 Kasım’da Galapagos Adaları’nın 500 deniz mili batısında ve Ekvador çizgisinin 40 deniz mili güneyinde bulunuyordu. Hava açık ve güneşliydi; balina avı için son derece uygundu. Sabahın sessizliği ana direğin tepesindeki gözcünün çığlığıyla yırtıldı. Av sandalları alelacele suya indirildi. Chase’in komuta ettiği teknenin az ilerisinde küçük bir ispermeçet balinası havaya su püskürtünce ikinci kaptan balinaya yaklaşma emri verdi.

Zıpkın balinanın etine saplanınca, paniğe kapılan hayvan bir kuyruk darbesiyle sandalın iskele tarafında büyük bir delik açtı. Chase hemen baltasını kaldırıp, zıpkını tekneye bağlayan halatı kesti. Sandal gemiye döndü ve tamirat başladı. O sırada Chase’in yanında duran Nickerson, geminin iskele tarafında en az 25 metre boyunda, 80 tonluk bir kaşalot gördü. Balina, 30 metreden daha yakındaydı ve kafasındaki yara izleri açıkça görülüyordu. Balina sanki onları seyreder gibiydi. Birden daldı, gözden kayboldu. Sonra geminin 10 metre kadar yakınında yeniden belirdi. Kuyruğunu hızla hareket ettirerek

Gemiye doğru yüzmeye başlayan balina bütün hızıyla geniş alnını geminin iskele yanına vurdu. Açılan koca delikten tonlarca deniz suyu geminin ambarlarına hücum etti. Dev kaşalot bir daha görülmemek üzere dalarken, Essex’de batıyordu. Essex’in batışı hem bir çok okyanus efsanesine, hemde Hernan Melville’in romanı Moby Dick’e konu oldu.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !